kapat ikonu

İşveren bin 300 lira asgari ücretten rahatsız

Seçim öncesinde hükümetin en büyük vaatlerinden bir tanesi olan bin 300 lira asgari ücret uygulamaya girdi. Asgari ücretli çalışanlar düzenlemenin kesinleşmesiyle birlikte aylıklarını zamlı fiyatlar üzerinden almaya başladılar. Ancak işverenler bu

  • Gündem
  • 28 Mart 2016 14:57
  • Son Güncelleme: 28 Mart 2016 14:58
Bu konuyla ilgili rahatsızlıklarını ve asgari ücret artışının işverenin yük üzerine Hürriyet’e konuşan TİSK’in Başkanı Yağız Eyüboğlu,
 
“Nasıl ki çalışanlar kendi kazandığına bakıyorsa biz de kendi ödediğimize bakıyoruz. Asgari ücretin toplu iş sözleşmesinin olmadığı yerlerde işveren maliyeti 1935 lira, toplu sözleşmenin olduğu iş yerlerinde 3512 lirayı buluyor. Türkiye satın alma gücü paritesine endekslendiğinde asgari ücret düzeyi bakımından 16 Avrupa ülkesini geride bırakıyor. Asgari ücretin işverene maliyeti yönünde ise OECD ülkeleri arasında 8’inci sırada” şeklinde konuştu.
 
 
Eyüboğlu Türkiye’deki asgari ücretin aylık 947 Euro olduğunu belirtti. Bunun Türkiye’nin birebir rekabet içinde olduğu ve Türkiye’den yatırım çeken ülkelerin başında gelen Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Polonya’ya göre oldukça yüksek olduğunu belirtti.
 
Türkiye’nin birçok Avrupa ülkesine göre daha yüksek asgari ücret verdiğini belirten TİSK Başkanı Eyüboğlu konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

 

“Asgari ücret düzeyi işvereni zorluyor”

 
“Nominal ücret düzeyi olarak da aylık 518 Euro’luk asgari ücret yine bu rekabet ettiğimiz ülkelerin üzerinde. Bu ülkelerin kişi başına milli gelir düzeyi de Türkiye’den yüksek. Ancak asgari ücreti düşük olan bu ülkelerde rekabet etmek için mevcut asgari ücret düzeyi işvereni zorluyor.”
 

“OECD ülkeleriyle kıyaslandığında istihdam üzerindeki yük 9-10 puan daha yüksek”

 
“OECD ortalamasıyla karşılaştırdığınızda Türkiye’de istihdam üzerindeki yükler 9-10 puan daha yüksek. Bu uzun vadede rekabetçiliğimiz üzerinde çok büyük bir sıkıntı.
 
Herkes çalışanının daha iyi koşullarda çalışmasını ister bizim sıkıntımız rekabetçiliği düşürecek noktaya gelmemiz. Sadece reel iş gücü maliyetlerindeki yükselişe değil verimliliğe de dikkat etmemiz gerek. Verimlilikte de işler iyi gitmiyor. Uzun vadede bunun yaratabileceği sorunlar var. İnşallah önümüzdeki dönemde bu konuda çözüm bulunur.”
 
Eyüboğlu Suriyeli sığınmacılar için farklı STK’ların ve devletin oluşturduğu raporların ortak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Suriyeli mültecilerin sorunlarıyla ilgili geliştirilen çözümlerin ortaklaştırılması gerektiğine değinen Eyüboğlu bu konuyla ilgili olarak da şunları kaydetti:

“Yetkinliklerini bildiğimiz sığınmacıları istihdam etmeye hazırız”

 
“İhtiyaç olan alanlarda Suriyeliler çalıştırılabilmeli. Kendi vatandaşlarımızın çalışmayı arzu etmediği sektörler varsa bu kişilerden yararlanılabilir. Bunu bilmek için bu kişilerin yetkinliklerini bilmemiz lazım ki bununla ilgili bilgiler STK’larda yok. Bu bilgiler paylaşılırsa biz mesela a ilinin şu bölgesinde şu mesleki eğitim formasyonuna sahip 100 kişilik açık var, Türk vatandaşlarından da 50 kişi bu işe başvurdu. Kalan 50 kişilik açığı da o yetkinlikteki Suriyelilerle tamamlayabiliriz. Biz çalıştırmaya hazırız. Ama yetkinliklerine ilişkin hiç bilgimiz yok. Öncelikle bu istatistiklerin tamamlanması lazım. Biz sorumluluk almaya hazırız.”
 
Suriyeli mültecilerin yetkinlik alanlarıyla ilgili herhangi bir sahibi olmadıkları için bu kişilerin açık olan alanlarda değerlendirilemediğini ifade eden Eyüboğlu bu tip durumlarda Suriyeli mültecileri istihdam etmeye hazır olduklarını dile getirdi.
 
Kaynak: Hürriyet
arrow up
LogoEkonomi haberlerimizden anında haberdar olmak ister misiniz?SonraAbone Ol